İNME

İnme, beynin bir kısmının oksijen bakımından yetersiz kalması sonucu oluşan bir hasarlanmadır. İnme iki gruba ayrılır. Birincisi beyne giden veya beyin içinde yer alan damarların tıkanması ya da daralması sonucu beynin yeteri kadar beslenememesidir (buna iskemik inme denir). İkincisi ise beyin damarlarının yırtılması sonucu, beyin dokusu içinde meydana gelen kanamadır (buna da hemorajik inme denir). Hastaların bir bölümünde ise inmenin klinik tablosu ortaya çıkar ancak bu belli bir süre sonra tamamen düzelir. İnmenin habercisi olan bu duruma da geçici iskemik atak denir. Bunlardan herhangi biri oluştuğunda beyin hücreleri ölmeye başlar ya da zarar görme riski altındadır. İnme önemli bir halk sağlığı sorunu olup, ciddi bir hastalıktır. Tansiyon, kolesterol yüksekliği olanlar, şeker hastalığı bulunanlar, sigara ve alkol kullananlar, obez kişiler, kalbinde ritm problemi olanlar inme için yüksek risk taşır. Tüm inmeler beyni aynı derecede etkilemez. İnmeye bağlı klinik belirti ve bulgular etkilenen alana göre değişir.

İNMENİN KLİNİK BELİRTİ VE BULGULARI

İnme sonrası farklı klinik tablolar karşımıza çıkabilir ancak unutulmamalıdır ki, aynı hastada birçok semptom bir arada da bulunabilir. Bunlar : 1- Bilinç durumunda ani değişim 2- Vücudun bir yarısında akut gelişen güçsüzlük 3- Vücudun bir yarısında ani gelişen his kaybı 4- Görme alanında kayıp 5- Çift görme 6- Konuşma ve anlama güçlüğü 7- Dengeyi sağlamada zorluk, baş dönmesi

İNME NEDİR? HANGİ KLİNİK BELİRTİ VE BULGU İLE HASTALAR BAŞVURUR?

İskemik ve hemorajik inme belirtileri aynı olabilir ancak hemorajik inmede hastalar sıklıkla baş ağrısı ve bulatı-kusma şikayeti ile de gelirler. Beyin kompleks bir organdır ve vücudun bir çok fonksiyonunu kontrol eder. İnme geçirmiş olan kişilerde inme sonrası klinik tabloda düzelme kişiden kişiye değişiklik gösterir ve bunu önceden tahmin etmekse neredeyse imkansızdır. Burada birçok faktör işin içine girer. İnme nedeni ile etkilenen bölgenin lokasyonu, beyin hasarının büyüklüğü, inme başlangıcında verilen tedavinin türü, kişinin rehabilitasyon için kendi çabası ya da kendisine bakmakla yükümlü olan kişilerin desteği, birçok farklı klinik tablonun doğmasına neden olur. Beynin sol tarafı vücudun sağ tarafını, beynin sağ tarafı ise vücudun sol tarafını kontrol eder. Ancak beynin hangi bölgesinin etkilendiğine bağlı olmaksızın inmenin kişi de oluşturduğu davranışsal, duygusal ve fiziksel etkiler aşağıda özetlenmiştir. İnmenin Duygusal ve Davranışsal Etkileri: 1- Depresyon 2- Anksiyete 3- Hafıza kaybı 4- Konu ile uygunsuz olarak beklenmedik şekilde ağlama ya da gülme atakları (örneğin üzücü bir durum karşısında ağlanması gerekirken anlamsız gülme) 5- Demans (bunama) İnmenin Fiziksel Etkileri: 1- Yorgunluk 2- Yutma güçlüğü 3- Ağrılı omuz (İnme geçirilen uzuvda) 4- Santral ağrı sendromu (hafif dokunmaya bile duyarlı, açıklanamayan ağrı) 5- Görme problemleri 6- Denge problemleri 7- Düşük ayak 8- Sara nöbetleri 9- Spastisite (Etkilenen taraftaki kaslarda sertlik) 6 2018 Beynin sağ ve sol yarısının etkilenmesine bağlı olarak farklı belirti ve bulgular ortaya çıkar. Sol beyin etkilendiğinde: Konuşma merkezi insanların büyük bir bölümünde beynin sol yarısında yer almaktadır. Sol tarafta orta beyin damarı tıkandığında, konuşamama ve sağ tarafta güçsüzlük, ya da konuşulanı anlamama hali söz konusu olur. Beynin arka kısmında beyin sapı ve beyincik diye adlandırdığımız yapılar mevcuttur. Beyin sapı tutulumlarında kimi zaman vücudun her iki tarafını da etkileyecek güçsüzlük gelişebilir ki, bu en ciddi klinik tabloyu oluşturur. Boyundan aşağı kısımda tam hareketsizlik oluşur. Kişi gözünü sağa sola dahi çeviremez sadece yukarı aşağı bakma hareketini yapabilir. Beyin sapı etkileniminde çift görme, uzuvlarda ataksi diye adlandırılan kasların birlikte hareket etmesindeki koordinasyon kaybolur. Beyincikteki damar tıkanıklığı sonucunda baş dönmesi, bulantı, kusma ve dengesizlik klinik tabloya hakim olan bulgulardır.

İNME HASTALARINDA ORTAYA ÇIKABİLECEK SORUNLAR

1- Yatak yaraları: İnme nedeni ile yatağa bağımlı hale gelmiş olan hastalarda basıya maruz kalan yerlerde yatak yaraları kolaylıkla gelişebilir. Bunu önlemek için hastaların yatak içinde 2 saatte bir pozisyonlarının değiştirilmesi gerekmektedir. Yani sol tarafına doğru yatırılmış hastanın, 2 saat sonra sağa çevrilmesi ve bacaklarının arasına yastık yerleştirilmesi bası yaralarından korunmada alınabilecek basit tedbirleri içerir. 2- Yutma güçlüğü ve yutmanın kontrolsüzlüğü nedeni ile felç hastaları sık olarak yedikleri yiyecekleri akciğerlerine kaçırıp, besinsel zatüreye yol açarlar. Bu durumda has- Sağ beyin etkilendiğinde: 1- Vücudun sol yarısında güçsüzlük 2- Vücudun sol yarısını ihmal etme 3- Hızlı, kontrolsüz davranışlar 1- Vücudun sağ yarısında güçsüzlük 2- Konuşamama (kelime bulmada, kelime çıkışında zorluk yada anlama güçlüğü). Burada konuşma terapisi büyük önem taşımaktadır. 3- Konuşma için gerekli olan kaslarda güçsüzlük olmamasına rağmen, konuşamaya başlamada zorluk (verbal apraksi) 4- Yavaş, temkinli davranışlar taların dik pozisyonda beslenmesi, sıvı gıdaların gerekirse kıvam artırıcılarla yoğunlaştırılması önerilebilir. Ancak yutma güçlüğü belirgin olan ve sık akciğer enfeksiyonu geçiren hastaların burundan takılan ya da mideden açılan deliğe takılan hortum yolundan mama ile beslenmesi hastayı besinsel zatüreden koruyucu önlemlerdir. 3- Uzun süreli yatma sonucunda bacak damarlarında tıkanıklıklar ortaya çıkabilir ki bunun için cilt altına yapılan bir iğnenin kullanılması gerekmektedir. Varis çorabı bu durumda kısmen koruyucu özelliğe sahiptir. 4- Mesane kontrolünün kaybolması nedeni ile hastalar uzun süreli sonda takılı olarak yaşamakta bu da sık idrar yolu infeksiyonun gelişmesine neden olmaktadır.

İNME SONRASI REHABİLİTASYON

İnme geçirip de yaşayan hastalarda mevcut güçsüzlüğün düzelmesinin en önemli kısmı rehabilitasyondur (fizik tedavi). Sıklıkla hastaların büyük bir bölümü özellikle ilk 3-6 ay içinde en hızlı olmakla birlikte, ilk 1 yıl içinde rehabilitasyondan en büyük faydayı görürler. Ancak mevcut güçsüzlüğün olduğu kol ve bacak sürekli ve düzenli olarak çalıştırılırsa düzleme 1 yıldan sonra da devam eder. Ancak 1 yıldan sonra bu düzelmenin yavaş gideceği unutulmamalıdır. Bu nedenle inmeden hemen sonra hasta stabil ise erken evrede fizik tedaviye başlamak çok önemlidir. Rehabilitasyon inmeli hastayı birçok açıdan bağımsız hale getirmeyi amaçlar. Hareketliliği, sosyalliği, kendine bakımı açısından bir program dahilinde doktor gözetiminde rehabilitasyonun yapılması gereklidir. Burada fizik tedavi doktoru, fizyoterapist dışında, inmeli hastaya bakmakla yükümlü olan kişilerin kooperasyonu ve sorumluluğu da önemlidir. Birçok zaman ana rolü onlar üstlenecektir. Evde fizik tedavi programının nasıl sürdürecekleri konusundan aile yakınları dikkatli bir şekilde eğitim almalıdır. Hastalar moral ve motivasyon açısından güçlü tutmalıdırlar.